Yıllarca serzenişte bulunduk. “Benim şuyum yok, benim buyum yok. Ama sınıflar çok kalabalıktı o yüzden yapmadım. Maaşım zor yetiyor onu da ben mi düşüneyim.”
Ama bu sözleri Erzurum da ki Birkan Özler Öğretmenim, İstanbul da ki Ahmet Naç Öğretmenim demedi. Ve güzel yurdumun her bir köşesindeki nice kahramanlar! Bu işe BENİM BİR HAYALİM VAR ile başladılar. Bir sürü zorluk çıksa da karşılarına -hepimizin karşısına çıktığı gibi- bırakmadılar, geri çekilmediler, pes etmediler. Kim bilir hangi insanlar kafalarını bozdu bu yolda? Kim bilir hangi zamanlarından fedakarlık yaptılar? Yılmadılar.
Eğer geri çekilselerdi, öğrencilerine ne kazandıracaklardı? Hayatta hiçbir zaman yılmamayı mı? Asla!
Bu mesleğe başlarken şunu çok iyi biliyorduk: Sözlerle davranışlar tutarlı olacak. Eğer Sen, bir öğretmen olarak, öğrencilerinin kahramanı olarak, geri çekilirsen, olmazdı. Biz bunu öğrencilere izah edemezdik. Ben böyle olamadım, sen böyle ol diyemezdik.
İyi ki yılmadın Birkan Öğretmenim, iyi ki yılmadın Ahmet Öğretmenim. Ve böylece monotonlaşmış, sıradanlaşmış bir hayat yaşayanlara yeni bir soluk oldunuz. Sönmeye başlayan gözleri, yeniden canlandırdınız. Sadece birlikte zaman geçirdiğiniz öğrencilerinizin değil, bizim de kahramanımız oldunuz.
Beğenmediğimiz şeylerin değişmesi için artık söylenme zamanı değil, birşeyler yapma zamanı. Sözlerimizle düzelmiyor, yaptıkça düzeliyor. Yaşamımız hareket ettikçe renkleniyor.
Hayat bize gülmüyorsa, biz ona güleceğiz. Hayat bizi sevmiyorsa, biz onu seveceğiz. Ve göreceğiz ki herşey daha da güzel olacak.
Yaşam, o minik bedenlerin KOCCAMAAN kalplerinde yer edince güzel. Yaşam, o güzel gözlerin sana baktığında içtenlikle parladığını görünce güzel. Ve son olarak İyi ki Öğretmenimm... :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder